Örgütlenmede Merkezileşmeye Doğru – Haziran 1990

Merkezileşme sorunu, ilk kez 1986-87 öğrenim yılında ortaya atılmış ve tartışılmaya başlanmıştı. Öğrenci gençliğin güçlerini ülke çapında birleştirmeyi hedef alan öneriler, öğrenci derneklerinin henüz kuruluş, aşamasında oluşu, birlikte hareket zeminlerinin (platformlar) böylesi bir süreci örgütlendirme kapasitesine sahip olmayışları ve gençlik mücadelesinin gençlik kitlelerini canlı bir biçimde birbirine bağlayan pratik bir süreklilik ve karşılıklılık taşımaması gibi nedenlerle ortada kalmış, bitmez tükenmez merkezileşme tartışmaları ise sürüp gitmişti.

’90 Şubatı, merkezileşme tartışmalarını soyut önerilerin yarıştırılma-sı olmaktan çıkararak bir çalışmanın başlatılmasına sahne oldu. İstanbul Öğrenci Dernekleri Platformu “merkezileşme” sorununun tüm öğrenci derneklerinde tartışmaya açılması ve bu tartışmalar üzerinden merkezileşme yönünde somut adımlar atılmasını karara bağladı. Üniversite kampüslerinde paneller düzenlenerek yürütülmesi planlanan tartışma süreci 27 Şubat’ta I.Ü. Merkez Bina’da 6 konuşmacının katılımıyla gerçekleştirilen ilk panelin ardından gelişen (Yıldız Direnişi’nden İstanbul Üniversitesinin polis tarafından işgal edilmesine uzanan) olaylar nedeniyle kesintiye uğradı. Gençliğe yönelik şiddetli saldırı karşısında güçlü ve topyekün bir direnişi örgütleyemeyen İstanbul devrimci-demokratik gençliği, gerilemek zorunda kalırken, enerjisinin büyük bir bölümünü mevzi direnişlere harcadı. Platform temsilcilerinin önemli bir kısmının Yıldız direnişinde tutuklanmasının da etkisiyle İODP bir dağınıklık dönemi yaşadı. Merkez Bina’nın işgali, kitlesel gözaltı ve tutuklamalar, direnişin cılızlığı, Öğrenci Derneklerinde moral bozukluğuna yol açtı.

Mart ayının sonlarına doğru merkezileşme konusunu yeniden gündemine alan İÖDP, merkezileşme kurultayının düzenlenmesi sorununu ek maddelik bir gündem haline getirerek 2 Nisan’da toplandı. Toplantıda, merkezileşme kurultayını düzenleyecek çalışma komisyonunun kuruluş ve çalışma ilke ve yöntemlerini saptayarak IÖDP’na sunmak amacıyla bir ön komisyonun oluşturulması oybirliğiyle kabul edildi.

Bu kararın alınmasından sonraki iki gün içerisinde ön komisyonun toplanamaması üzerine, 4 Nisan günü, ön komisyonun iki üyesi, ertesi güne (5 Nisan) Platform çağrısı yaptı. Birçok derneğe haber verilememesi, haber verilenlerin bir kısmına ise gündemin yanlış bildirilmesi sonucu 5 Nisan toplantısı 15 derneğin temsilci ve gözlemcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çözüm taraftarlarının temsilci/gözlemciliğini yaptıkları derneklerin oylarıyla ön komisyon lağvedilip, diğer derneklerin tüm karşı çıkışlarına rağmen tümüyle Çözümcü temsilcilerden oluşan 5 kişilik bir Çalışma Komisyonu kuruldu. Böylece İÖDP’nda çalışma komisyonunun niteliklerine ilişkin tek açık görüş olan “tarafsızlık” ilkesi bir kenara atılmış oldu.

Sözkonusu komisyon ertesi gün bir açıklama yayınlayarak kendisini “kurultayın toplanmasına kadar tüm çalışmaları (abç) organize etmekle görevli” organ olarak ilan etti. Böylece kendi kendisini Platformun yetkileriyle donatan mugassıp bir “organ” beliriverdi. (Bu komisyonun İÖDP’nun yetkilerini gaspetmeye kararlı olduğu, daha sonra öğrenci hareketinin merkezi insiyatifi imiş gibi, kendince çeşitli kampanyalar, basın toplantıları, yardım ve imza masaları açmasında görüldü). 5 Nisan’da kurulan komisyon IÖDP’na katılan 33 derginin 19 Nisan’a kadar delege seçimlerini tamamlamasını emretti! (Anlaşılan “1 Mayıs’a kadar bu iş bitecekti; ne yazıkki bitmedi…)

Bunun üzerine 12 Nisan günü 33 öğrenci derneğinden temsilci ve gözlemcinin katılımıyla gerçekleştirilen İÖDP toplantısında (13 dernek henüz bu konuda karar olmadığı için tutumunu açıklamazken) 12 dernek, “Çalışma Komisyonu”nu bu biçimiyle tanımadığını (bunlardan 8’i lağvedilerek yeniden oluşturulmasını 4’ü genişletilmesini istiyordu) Çözüm taraftarlarının temsil ettiği 8 dernek “Komisyon”u tanıdığını açıkladı. Çözüm taraftarı temsilciler, tarafsız bir komisyonun oluşturulması gerektiği fikrinin kendileri dışında tüm derneklerce benimsendiğini görünce toplantıyı terkettiler. Platform toplantısı konunun karar alınmayan derneklerde de tartışılmasından sonra toplanmak üzere bitirildi.

17 Nisan’da yapılan İÖDP toplantısı 27 derneğin katılımıyla açıldı. Çözüm taraftarlarının temsil ettiği 5 dernek, gündeme geçilmeden önce bir deklerasyon okuyup toplantıyı terketti. Çözümcü “Çalışma Komisyonu”nun dağıtılarak yeniden geniş katılımlı ve demokratik bir komisyonun oluşturulması kararıyla toplantıya gelen derneklerin sayısı ise 20 idi. Bu toplantıda merkezileşme kurultayı hazırlıklarının yürütülmesi göreviyle bir İÖDP Birlik Kurultayı Düzenleme Komisyonu kurulması oybirliğiyle karar altına alındı.

İÖDP’ndan çekilen Çözüm taraftarları, kendi aralarında yaptıkları (?) delege seçimlerinden sonra MÖGD’ü (şimdiki adıyla İYÖ-DER) kurmaya giriştiler ve 1980 sonrası gençlik mücadelesine ilk tekkeyi “kazandırdılar”.

Birlik Kurultayı Düzenleme Komisyonu (BKDK), Kurultay’a katılacak tüm öğrenci derneklerinde kurultay gündeminin tartışılması ve bu tartışmalar üzerinden delege seçimlerinin gerçekleştirilmesinin bu öğrenim yılı sonuna kadar tamamlanmasının olanaksız olduğunun anlaşılması üzerine, delege seçimleri ve kurultayın, önümüzdeki öğrenim döneminin başında yapılması gerektiği fikrine ulaştı. Komisyon, bu öğrenim yılının sonuna dek, İÖDP’ndan, Kurultayın’ın gerçekleştirilmesine dek yaşanacak süreci planlayan ve Kurultay gündemini saptayan bir tüzüğün ve çalışma takviminin çıkarılmasını, ayrıca, Birlik Kurultayı’na gidilirken öğrenci gençlik saflarında coşkulu bir birlik atmosferi oluşturmak amacıyla, bir Birlik Şenliği düzenlenmesini kararlaştırdı.

BKDK, Platforma katılan öğrenci derneklerinden, merkezileşmeye ilişkin farklı perspektiflere sahip her çizgiden en fazla bir temsilci olmak üzere, gönüllü katılım esasına göre oluşturuldu. Bileşime ilişkin bu düzenleme, Kurultay süreci boyunca, sürecin yürütme ve denetim fonksiyonlarını üstlenecek olan bu organın tarafsızlığını sağlamayı amaçlıyor. Komisyon, yürütme görevine temel oluşturacak olan çalışma planını hazırlayarak İÖDP’na sunmakla da görevli. Yani kurultay sürecinin tüzük ve takvimini karara bağlayacak organ yine İÖDP olacak.

Komisyon çalışmaları gerçekte yeterince süratli gitmiyor. Bu durumun doğmasında en önemli etken, Platformda yer alan farklı perspektiflerin önemli bir bölümünün merkezileşme sürecine ilişkin pratik hazırlığının yetersizliği. Ancak, Demokratik Öğrenci Hareketinin daha gelişkin organizmalarını oluşturma yönünde kesin ve ortak bir iradenin varlığı, bu eksikliklerin kısa bir süre içerisinde giderilebilmesini sağlayabilecek gibi görünüyor. Bu arada, öteden beri tekrarlanan “Platformun sağlıksızlığı” saptamasının gerçek anlamının, Demokratik Öğrenci Hareketi içerisindeki politik kümelenmelerin güçlü bir birliğin parçası haline gelmeye yeterli olmayışlarının tersten ifade edilmesi olduğu böylece anlaşılıyor.

Bununla birlikte açıktır ki, bu durum sadece söz konusu kümelenmelerin değil, bu kümelenmelerin omurgasını oluşturduğu Demokratik Öğrenci Hareketi’nin sorunudur ve bu hareketin daha yetkin bir noktaya taşınmasını sözkonusu sorunların verili olduğu koşullarda gerçekleştirmek zorundayız. Bu nedenle tolerans ve kararlılığı sağlam bir dengeye oturtmak bugünün bizden istediği en önemli şeydir. Hep birlikte ilerlememizi sağlayacak kararların alınabilmesi ve uygulanması için tüm gücümüzü kullanmalıyız. Merkezileşme çalışmaları sırasında bir yandan kurumlar hiyerarşisini özenle korumalı, diğer yandan bu kurumların tümünde (Dernekler, İÖDP, BKDK) azınlığın çoğunluğa tabiliği esasını mümkün olan en geniş ölçekte uygulanmalıyız. Sürecin biçimlenişine ilişkin kimi konularda çoğunluk, katılmadığımız kararlar aldığında demokratik öğrenci hareketinin iradesine (eleştiri hakkımızı koruyarak) boyun eğmesini bilmeli ve bu yönde örnek olmalıyız.

Daha işin başındayken güçlü birlik yapısı içerisinde eriyip gitmekten korkarak, Demokratik Öğrenci Hareketini bölmek üzere kendi ti kelerine sığınanları gördük. Kiminin böyle bir yola sapmasını istemeyiz. Bu nedenle, böylesi davranış rın gelişebileceği zeminleri ortadan kaldırmak ve oluşmasına engel olmak birincil görevlerimiz arasındadır. Şu sıralarda İÖDP’ndan ayrılı derneklerin üyeleri arasında görülen ayrı birim derneği kurma eğilimleri bu tür zeminlerin oluşmasına hizmet etmektedir. Birim dernekler bölünmesi son derece tehlikeli bir yola girilmesi demektir. Görev, birlik sürecinden kopan birim derneklerini bu sürece yeniden kazandırmaktır, ayrılıkçıların eline bırakmak değil.

Bugüne dek, Öğrenci derneklerinin, lÖDP’nin işlevselleştirilmesi, yetkinleştirilmesi ve Demokratik Öğrenci Hareketinin bu meşru karar ( organlarının iradesinin egemen kılınması için elimizden gelen her şeyi yaptık (bundan sonra da yapacağız). Elbette bütün bunlar, be merkezcilikten gözleri kararmış bazı arkadaşlarımızın bir türlü akıl erdiremedikleri şeyler oldu. Dernekle ve Platformu öne çıkarışımız (oysa ne yönetiminde olduğumuz derneklerde “mutlak iktidar tekeline sahibiz- olanlar var, ne de Platformdaki temsilciliklerin çoğunluğunu elimizde tutuyoruz!) “örgütsüzlüğü savunmak”, “kimliğini gizlemek” gibi saçma iddiaların hedefi oldu, Yönetimini aldığı derneklerde üye topla tısı yapmaktan sürekli kaçanlar, 1,5 yıldır platformun gündemini fason dernekler ve temsilciliklerle tıkayarak işlevsizleştirmeye çalışanlar yani Demokratik Öğrenci Hareketini Örgütlerini dağıtmaya çalışanlar bizler değiliz! Kimi arkadaşları pek sevdiği reklamcılık işlerine rağbet etmeyişimiz ise kimliğimizi saklamak” tan değil farklı bir kimliği sahip olmamızdan ileri gelmektedir. Biz, kendimizi Demokratik Öğrenci Hareketinin geleceğine karşı sorumlu hissediyoruz, yaptığımız ve bur dan sonra yapacağımız herşeyi anlamlandıracak olan da bu sorumluluğumuzdur. Merkezileşme çalışmalarında da bu bilinçle en ağır yükleri omuzlamaya hazır olacağız.

Her şeye karşın yola çıkılmış ve ilerlenilmektedir. Hedefe ulaşmak için yoğun bir çaba gerekiyor. Sabır , hoşgörü ve kararlılık bu süreçte tüm arkadaşlarımızın ortak özelliği olmalıdır. Bunun için ise, başta gelen koşul öz-güvendir. Ancak güçlü bir öz-güvene sahip olanlar gündelik yarar kaygılarından arınarak, hiç bir şey olmaksızın vermeye cesaret edebilirler. Biz cesaret ediyoruz!

YAŞASIN DEMOKRATİK ÖĞRENCİ HAREKETİNİN BİRLİĞİ! YAŞASIN GENÇLİĞİN DEVRİMCİ EYLEMİNİ BİRLİĞİ