Sömürgeleştirmeye Karşı Mücadele Devam Ediyor-Eylemler

Hesapları Bağdat’tan dönen emperyalistler, yoksul ülkelerin ekonomisini uluslarası sermayeye tümüyle bağımlı kılma ve yeni pazarlar açma peşinde. Bu amaçlarla, Amerika’nın işbirliği yaptığı devlet başkanlarını ziyaret eden Bush, gittiği ülkelerde, polisin engelleyemediği protesto gösterileriyle karşılaşıyor. 18 Ekim’de, Filipinler’in başkenti Manila’ya giden Bush, yüzlerce ABD bayrağının yakıldığı protesto gösterileriyle karşılandı. Bush Filipinler’den sonra, Bangkok’daki APEC (Asia Pasific Economic Cooperation) zirvesine katılmak için Tayland’a geçti. Zirveyi protesto etmek amacıyla başkent Bangkok dahil birçok şehirde yürüyüşler düzenlendi. Tayland hükümetinin eylemcileri durdurmak için uyguladığı şiddeti, eylemciler Chulalongkorn Üniversitesinde toplanarak bertaraf etti. Eylemin ön saflarında üniveristeliler vardı. Eylemde aynı zamanda Tayland hükümetinin zirveye hazırlık amacıyla yaptığı gerici uygulamalar da protesto edildi. Bu uygulamalardan biri, evsizler, seyyar satıcılar, fahişeler ve sokak köpeklerinin uçağa bindirilerek şehir merkezinden uzaklaştırılmasıydı. Bir diğer zirve 21 Kasım’da ABD’nin Florida eyaletinin Miami şehrinde yapılan Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (Free Trade Area of the Americas – FTAA) zirvesiydi. Amerika kıtasındaki 34 ülkenin liderlerinin katıldığı zirve, kitlesel gösteriler eşliğinde başladı. Kanada’nın kuzeyinden Şili’ye uzanan bir ticaret alanı yaratacak olan FTAA, bu alana dahil olan tüm ülkeler tarafından imzalanırsa, ABD’li ve Kanadalı tekeller, tüm Latin Amerika’da “yerli sermaye” muamelesi görecek.

Sömürgeleştirme politikalarına engel teşkil eden tüm sınırları kaldırmayı hedefleyen antlaşmalardan bir diğeri ise CAFTA (Central American Free Trade Agreement). Sadece Kuzey Amerika’yı kapsayan serbest ticaret bölgelerini içine alan NAFTA (North American Free Trade Agreement)‘nın geliştirilmiş bir versiyonu olan CAFTA, görüşmelerin yapıldığı 7 Aralık’ta Nikaragua, Kosta Rica, El Salvador, Guetamala, Houston ve Texas’ta binlerce göstericinin katıldığı eylemlerle protesto edildi. Sosyal hizmetlerin özelleştirilmesi, tarım harcamalarında Amerikan desteğinin arttırılması ve iş ve çevre kanunlarının neoliberal politikaların seyrini kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi gibi hedefleri içeren CAFTA, Türkiye’nin 90’larda altına imza attığı antlaşmalarla benzer nitelikte.

NAFTA, FTAA, CAFTA… Serbest ticareti küreselleştirmek, sömürü yaygınlaştırmak amacıyla emperyalist devletlerce hazırlanan bu antlaşmalar, adım adım daha çok sayıda ülkeyi kapsayacak şekilde düzenleniyor.Antlaşmalara katılan ülkelerin “ölüm fermanı” olarak nitelendiriyor.

Serbest ticaret antlaşmalarından başka, emperyalist sömürgeciliğin bir diğer ayağı olan savaşlar devam ederken, savaş karşıtları da dünyanın birçok yerinde sokakları dolduruyor. Bu yerlerin başında gelen Londra geliyor. Geçtiğimiz Eylül ayında, Blair’in başkanı olduğu İşçi Partisi’nin konferansının yapıldığı gün, 100 bin savaş karşıtı, Blair hükümetini, savaşa verdiği destekten dolayı protesto etmişti. Savaş sürecinde yapılan en kitlesel eylem olarak nitelendirilen bu eylemden sonra, Bush’un Blair’i ziyaret ettiği gün olan 20 Kasım’da yapılan, 300 bin kişinin katıldığı protesto yürüyüşü yapıldı. Savaşı Durdurun Koalisyonu’nun örgütlediği eylem daha başlamadan, polis eylemcilerin izin verilen güzargahın dışına çıkmaması için kavşakları kapatmaya başladı. Polisin tehditlerine kulak asmayan bir grup öğrenci, barikatları aşarak gösteriye katıldı. Bununla birlikte kontrolünü kaybeden polis, binlerce göstericinin ara sokaklardan ana yola bariyerleri yıkarak ulaşmasını engelleyemedi. Yürüyüşe devam etmek isteyen göstericilerle polis arasında büyük bir çatışma yaşandı. Ancak polis, sayıları yüzbinlere varan göstericileri engelleyemedi. Bir diğer savaş karşıtı gösteri de Amerika’daydı. United For Peace And Justice (Barış ve Adalet İçin Birleşin) ve ANSWER koalisyonun düzenlediği yürüyüşe 35-40 bin kişi katıldı. Yapılan eylemlerde tek slogan vardı: “APTAL SAVAŞINIZI İSTEMİYORUZ!” savaşınızı istemiyoruz.

Savaşın sürdüğü bir diğer ülke olan Filistin’de,savaşı protesto etmek için, Uluslararası Duvara Karşı Eylem Günü olan 13 Kasım’da New York, Los Angeles, San Fransisco, Melbourne dahil onlarca şehirde protesto gösterileri düzenlendi. Bu eylemler işgal altındaki topraklarda yaşayan halkları ayırmak amacıyla örülen tel duvarlara karşı, evrensel eylem gününün bir parçası olarak yapıldı. Filistin’deki eylem ise, tel örgülerin olduğu Zbube köyünde yapıldı. Köye gelen enternasyonalistler, İsrailliler ve Filistinlilerden oluşan bir grup eylemci önce, duvarın bölgede yaşayan on binlerce Filistinlinin üzerindeki yıkıcı etkisine karşı pankartlarla yürüyüş düzenledi, sonra jandarmanın gerçek mermilerle müdahale etmesine rağmen tel örgüleri ve elektrikli telleri kesti.