Üniversitelerde örnek bir öğrenci örgütlenmesi: ÖTK – (Nisan 1980)*

Bugün gelinen noktada birçok eksikliklerine rağmen ODTÜ-ÖTK örgütlenmesi, üniversitelerdeki öğrenci örgütlenmelerine örnek bir konumdadır. Bulundukları toplumun ileriye doğru götürülmesi (dönüştürülmesi) olayında öncülerden biri olan üniversite öğrencileri bugüne kadar üzerlerine düşen bu görevi (eksik de olsa) yapmışlardır. Aydın olmaları özelliği (ülkenin özel koşulları nedeniyle de) onları, gelişen olaylar karşısında ilk tavır belirleyen durumunda bırakmıştır.

Bu konuda üniversitemiz bugüne gelinceye kadarki dönemde diğer üniversite öğrencilerine örnek oluşturmuştur.

Öğrencilerin üniversitede geldikleri bu konum, örgütlenmenin günümüzde ulaştığı boyutlar kısa bir tarihi geçmiş incelendiğinde daha anlaşılabilir olacaktır. 1968’lerde başlayan üniversite öğrenci hareketleri ülkemizdeki üniversitelerde öğrencilerin (üniversite içi) kurumsal örgütlenmesi ile sonuçlanamadı. İstekler değişik biçimlerde bastırılmaya çalışıldı. Burada, bu sorunun ülkenin ekonomik ve sosyal yapılanmasıyla ilintili olduğunu belirtmekte yarar var. O dönemlerdeki öğrenci hareketleri, okulumuzda da belli bir kurumsallaşma sağlamadan devam etti. 1971 siyasal ortamına yapılan müdahaleden çıkıldığında ODTÜ’de öğrenciler somut istekleri doğrultusunda (akademik,demokratik) örgütlenmeye çalıştılar. 1974’lere gelindiğinde ODTÜ-DER kuruldu. Öğrencilerin birliğinin gelişmesi örgütlenmenin gelişmesini de beraberinde getirdi. 75-76’larda niteliksel bir sıçramayla ODTÜ-ÖTK örgütlenmesine gidildi. Tüm ODTÜ öğrencilerine doğal üyesi oldukları kabul edilen ÖTK, konsey tipi bir örgütlenmenin üniversitelerdeki ilk örneği idi. Hazırlanan ÖTK tüzüğü üniversitenin en yetkili organı olan Üniversite Konseyi kararı ve Rektörlüğün yönergesiyle kabul edildi. Böylece ÖTK, ODTÜ içerisinde bir kamu kuruluşu niteliğine sahip oldu.

Bugün ÖTK’ ya bağlı 145 sınıf ve bölüm temsilciliği vardır ve ÖTK örgütlenmesinin en üst biçimini Yürütme Kurulu oluşturmaktadır. Yürütme Kurulu Seçimleri ODTÜ’nün genel politikasında öğrencilerin tavır belirleyecek kişileri doğrudan (tek dereceli) seçmeleri açısından oldukça büyük öneme sahiptir. ODTÜ öğrencileri bu hakkı geri vermemekte kararlı olduklarını son ÖTK seçimlerinde göstermişlerdir.

Yaşadığımız toplumda (kitlelerin durumuna baktığımızda) sürekli olarak insanların yönetime katılmaları (kendi kendilerini yönetmeleri) engellenmeye çalışılmakta, ancak biçimsel olarak var olan bazı haklarla edilgen bir konuma itilmektedirler.

ÖTK örgütlenmesi zengin deneyimlerinden çıkardığı derslerle daha iyiyi, daha güzeli yapma doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.

Öğrencilerin yöneticilerine onayı salt oy biçiminde olmamalı, aksine bu onay sürekli canlı ve gündemde tutulmalıdır. Karşı çıkılan dünya görüşüne karşı savunulan dünya görüşüne uygun alternatif yaşam biçimleri sunabilmelidir. Yaşanılan toplumun kitlelere kazandırdığı “yöneten elit, yönetilen kitle” anlayışı kesinlikle kırılmalıdır. ÖTK örgütlenmesi, öğrencilerin kararların alınmasına, yürütülmesine ve denetimine etkin ve kolektif olarak katıldığı, ”yöneten ve yönetilen” ayrımlarının kaldırıldığı organik örgütlenmenin gerçekleştirildiği kurum olma doğrultusunda çalışmalarını sürdürmekte.

Bugün önümüzdeki görev çevremizdeki insanlara anlattığımız o “güzel dünya” hikayelerini sürekli tekrarlamak olmamalı, aksine o güzel dünya için söylenenlerin birer “rivayet” olmadığının somut bir biçimde yaşamaya çalışarak kanıtlamalıyız.

 

(*) Bu yazı, Nisan 1980’de  “ODTÜ Ekonomi Bölüm Temsilciliği Araştırma Gurubu” tarafından çıkarılan “sosyal bilimler olarak EKONOMİ” dergisinde yayınlanmıştır. Öğrenci hareketi ve devrimci mücadele için Türkiye tarihinin mihenk taşlarından ve özgün deneyimlerinden birisi olan ODTÜ-ÖTK, gerek mücadelesi gerekse de bu mücadele içerisinde üniversite algısına dair yarattığı alternatif üretimler açısından bugün de bizlere ışık tutmaktadır.