Yerel Çalışma Üzerine – Kasım 1996

YEREL ÇALIŞMA ÜZERİNE

“Gençlik mücadelesinin yükseldiği bu dönemde, devrimcilerin; üniversitenin, üniversiter yaşamın ve özerk-demokratik üniversite mücadelesine ilişkin şimdiye dek ürettiği, bugün de zenginleştirdiği kavramların ve biçimlerin yeniden tanımlanması anlamlıdır/kaçınılmazdır.

Siyasal çalışma açısından üniversitenin algılanışı onu, bütünsel bir program dahilinde mücadele alanı olarak görmeyi zorunlu kılar. Böylesi bütünlüklü bir siyasal projenin/programın uygulanabilmesi; mücadeleyi oluşturan farklı düzeylerdeki çalışmaların-örgütlenmelerin ve aralarındaki ilişkinin doğru kavranmasıyla mümkündür.

Bütün öğrencilerin yer aldığı sınıflar-amfiler, özel bir yetenek ve gönüllülükle oluşan kulüpler, akademik ve siyasal çalışma yürüten gençliğin ; kitlesel mücadele örgütleri ve siyasal gençlik örgütleri birbirini etkileyen aynı zamanda birbirlerinden özerk ve farklı yanları bulunan çalışmalar olarak karşımızda durmaktadır. Öğretim üyeleri ve üniversite çalışanları ile ilişki özerk demokratik üniversite mücadelesinin kaçınılmaz bir zorunluluğudur.

Siyasal mücadele ve gençlik örgütleri

Gençliğin politik örgütü asgari ideolojik ve c netlikte bir araya gelmiş ve bunu eyleme dönüştüren kadroların birliğidir. Politik örgüt, kendi gençlik alanının siyasal mücadelesini örgütlemek hem de siyasal iktidar mücadelesinin en aktif bir dinamiği olarak varolmak gibi ikili bir göreve sahiptir.

Gençliğin kitlesel mücadele örgütü ülkemizde devrimci bir nitelik taşıyan demokrasi mücadelesinin üniversite alanındaki bileşenidir. En geniş öğrenci kitlesini kapsayabilecek, sisteme muhalif tüm unsurların cephesel bir tarzda, özerk demokratik üniversite için; bağımsız, kitlesel, demokratik ve militan bir tarzda oluşturduğu örgütlenmelerdir. Bugün öğrenci cepheleri-koordinasyon bu düzeydeki örgütlenmelerdir.

Bu örgütlenmeler üniversitedeki politik çalışmaların asli örgütlenmeleri olmakla birlikte aracı değildir. Bu çalışmanın üniversitenin diğer çalışmaları ile beslenmesi gerekmektedir. ; bu çalışmalar, politik bir program ve devrimci öncülük aracılığıyla kazanım elde bilir veya nitelikli bir gelişim seyri izleyebilir.

Üniversitede doğrudan demokrasi

Bütün öğrencilerin doğal olarak bulunduğu amfiler, sınıflar gençlik mücadelesinin doğal mevzileridir. Bu mevzilerin birer demokrasi okulu olarak örgütlenmesi, demokratik öğrenci hareketinin gelişim dinamiklerinden birini oluşturacaktır. Kitlelerin kendi doğrudan hoşnutsuzluklarını ortaya koyabilecekleri demokratik platformlar olan amfi komiteleri/ öğrenci konseyleri, kitle inisiyatifinin basit biçimlerinin açığa çıkarılmasını sağlayabilecek örgütlenmelerdir.

Bu örgütlenmelerin siyasal çalışma açısından önemi büyüktür. Öğrenci hareketinin kitleselleşmesi ve kitlelerin politikleşmesi için, kendi bulunduğu yerden mücadeleye katkısı göz ardı edilemez. Öğrenci kitlesinin günlük tepkilerini ortaya koyabilecekleri platformlar oluşturmaksızın, bireylerin politikleşme süreçleri kendi öz deneyimlerine dayanmayacak, bu ise geniş öğrenci kitlesinin politikleşmesini yeterince sağlayamayacaktır.

Amfi komiteleri/öğrenci konseyleri örgütlenme alışkanlığı olmayan ve günlük sorunlarla genel sorunlar arasında doğru bağlantılar kuramayan geniş öğrenci kitlesinin mücadeleye katılmasını sağlamak, ona bu bilinci kazandırmak için uygun zeminlerdir.

Doğrudan demokrasinin işletilmesiyle, bu örgütlülükler bütün öğrencilerin, tepkilerini gösterdiği ve alternatiflerini yarattığı özyönetim mekanizmaları olacaktır. Amfi komiteleri önüne koyduğu somut sorunları çözümlemek için, (faşistler ve gericiler dışında) herkesi kapsamalı ve iş üzerinden örgütlenmelidir.

Amfi komiteleri/öğrenci konseylerine kendi iradeleri dışında hiç bir zorlama yapılamaz/yapılmamalıdır. Üniversitedeki diğer örgütlenmelerle ilişkisini kendisi belirlemelidir. Bu örgütlenmenin gençliğin mücadele örgütünden yana tavrı almasının sağlanması, öğrenci cephelerinin göstereceği çabaya bağlıdır.

Öğrenci cepheleri bu çalışmaların sürükleyicisi olmak zorundadır. Öz yönetim örgütlerine doğru perspektifler sunmalı, aktif çalışmasıyla bu örgütlenmelerin gereksiz, sahte sorunlarla uğraşan yapılar olmasına izin vermemelidir. Unutulmaması gereken amfi komiteleri/öğrenci konseyi çalışmaları akademik çalışmanın ve mücadelenin önemli parçalan olduğudur.

Üniversitede alternatif yaşam

Gençlik mücadelesi açısından kültür ve sanat çalışmaları, akademik-demokratik mücadelenin önemli bir bileşenidir. Bu çalışmalar üniversitelerdeki gerici egemen anlayışın yerine, bağımsız, çok yönlü, üretken bir kültürel sanatsal faaliyet alanı oluşturulmasını hedeflemelidir. Üniversitede bu çalışmaların yürütülebileceği yerler olan kol ve kulüplerin doğru bir biçimde kullanılması/işletilmesi, üniversiter yaşamın özgürleşmesine katkıda bulunacaktır. Esas olarak siyasal bir mücadele olan özerk demokratik üniversite mücadelesinin bir parçası olan bu çalışmalar böylesi bütünsel bir programın dahilinde düşünülmek zorundadır. Kimi zaman yanlış olarak, doğrudan siyaset yapmamı araçları gibi görünen kol ve kulüpler (veya kültür sanat çalışmasının kendisi) bu şekliyle mücadele örgütünün yerine geçirilmiş ya da tam tersi kültür-sanat çalışmaları siyasal içeriğinden ve yaratabileceği olumluluklardan soyutlanmıştır.

Siyasal mücadele ile kültür-sanat çalışmasını farklılığının ve ilişkisinin doğru tanımlanması şarttır. Öncelikle, siyasal mücadele diğerini kapsar. Kültür-sanat çalışmaları, öğrencileri bireysel yeteneklerini geliştirir, kendi ile alanlarından kaynaklanan bir siyasallaşma’ sağlar ve politik çalışma için uygun bir zemin sağlar. Böylece üniversitelerde egemen anlayışa karşı bağımsız, alternatif yaşamın oluşmasına hizmet eder. Gençlik mücadelesini, kol, klüp çalışmalarıyla sınırlamak kadar, buralar mücadele örgütü yerine geçirilmesi de yanlıştır.

Nasıl bir yerel çalışma?

Ülkedeki demokrasi mücadelesinin önemli bir parçası olan demokratik üniversite mücadelesinde birim çalışmaları gerçek demokrasinin var edildiği, yaygınlaştırıldığı mücadele süreçlerine en temel ve direkt müdahalelerin yapıldığı yerler olacaktır.

Özerk-demokratik üniversite mücadelesinin önündeki en büyük engellerinden birisi olan devletin resmi faşist güçlerinin; polis, jandarma ve özel güvenlik birimlerinin, üniversiteden atılması hedeflenmelidir. Polis ve jandarma işgali altındaki üniversitelerdeki, bu güçlerin devrimci demokrat öğrenciler üzerindeki baskısı yalıtma politikasına karşı mümkün olan en geniş öğrenci kesimi ile aktif mücadele verilmelidir, birimlerde politik çalışma yapabilmenin başka olanağı yoktur. Bunun için, özellikle polisin üniversitede bulunmasının gerçek nedeni, ülkenin her köşesinde yaptıkları anlatılmalı, teşhir edilmelidir.

Ülkemizde yaşanan kriz ortamında, kendi önemli ölçüde toplumsal taban bulan gerici sivil faşist hareket üniversitelerde de kendini var etmektedir. Çoğu yerde polis ve idare işbirliği içinde, öğrencilere saldırmakta, muhalif çalışmaların ve devrimci, demokrat öğrenci üzerinde baskı kurarak sindirmeye çalışmaktadır Gerici ve ülkücü faşistlerin yoğun olduğu okullarda, bu güçlere karşı mücadele birim çalışmalarının belirgin biçimi olabilmekti Üniversitelerin özgürleşmesi için meşru taleplerimiz ekseninde yürüttüğümüz çalışmaların, yaşama geçirilebilmesi gerici ve faşistlere karşı militan bir mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.